Benlik Savaşı: İd, Ego ve Süperego
Geçenlerde bir arkadaşımla beraber ortak bir tanıdığımızın egoist olmasından yakınıyorduk. Yanlış anlamayın arkasından değil de kendisinin yüzüne karşı yaptık bunu. Sonrasında ego kavramını hayatımızda bolca kullandığımızı ama doğru bilmediğimizi id ve süperego hakkında da hiç fikir sahibi olmadığımızı fark ettim. Hepimiz o kendini beğenmişlik duygusunu ego olarak tanımlıyoruz da aslında nedir bu ego ve yancıları?
Biri olsun biz bu kişiye Ali diyelim. Ali okulda dersten çıkmış ve çok aç, kantine bir iniyor ki ne görsün neredeyse kapıdan dışarı çıkacak bir sıra var. İnsanlar düzgün bir şekilde sıradayken sıraya girmeyip deyim yerindeyse kaynak yapıyor. Bir yandan da bu insanlar neden bu kadar akılsız isteseler öne geçerlerdi diye düşünüyor. Ali bizi burada bekleyedursun gelgelelim Fatma’ya. Fatma, okulda çok başarılı bir öğrenci. Bir gün birkaç kişiyle ortak fikirde olmadığı bir konuda tartışıyor ve karşıdakilerin tavrına çok sinirleniyor. Fatma’nın içinden karşıdaki arkadaşına bi’ tane yapıştırmak geliyor ama duruyor çünkü bu davranış sonucunda disiplin cezası alabilir ve bu okul hayatını kötü etkileyebilir. Fatma kendini tutuyor. Fatma da burda dursun biz bakalım Ece’ye. Ece proje ödevini yapmayı unutuyor, ertesi gün okulda bu ödevi teslim etmesi gerekiyor yapmazsa eğer geçer not alamayacak isterse başka bir arkadaşının ödevini alabilir ve öğretmeni de fark etmez bundan da emin ama Ece akşam elinden geldiğini kadarını yapıyor ve ertesi gün ödevini bu şekilde teslim ediyor. Vicdanı rahat bir şekilde alacağı notu bekliyor. Şimdi geldik bu davranışları yönetenlere:
Öncelikle id ile başlayalım, aralarında en ilkel olanı kendisi. İd bir şeyi istediği anda almak ister. Beklemez, sabretmez ve ahlaki değerler gibi şeyleri de gözetmez. Mesela çocukken istediği oyuncak alınmayınca yerlere yatarak ağlamanın sebebi iddir.

Ego nedir peki? Egonun en önemli görevi dış dünya ile id arasında bir denge kurmaktır. Bir nevi ide her zaman istediğini yapamayacağını anlatır. Aslında tam anlamıyla zıt da değillerdir. Ego daha ziyade bir koç gibidir id için. Bir örnekle açıklamak gerekirse: İd; üniversiteden yeni mezun olmuş biri olsun, mezun olur olmaz en iyi şirketlerde, en iyi maaşla, en iyi pozisyonda çalışmak isteyen biri. Ego bu durumda onun başlangıçta daha orta düzeyde yerlerde ve daha orta düzey maaşlarda çalışabileceğini anlatan ve bu konuda yardım amaçlı onu yönlendiren kişi olur.

Süperego da bütün bunlar olurken ego denetleyen denetçi aslında. Bir müdür gibi sürekli onu izler ve id konusundaki işini doğru yaptığından emin olmaya çalışır. Aslında vicdan da diyebiliriz kendisine. Süperego çevresel faktörler, ahlaki normlar ve bunun gibi şeylerle gelişir. İlerleyen zamanlarda bu yazılı olmayan kuralları daha da benimser ve insanlar hakkındaki yargılarımızı buna göre veririz.
Şimdi başa dönelim ve toparlayalım. Sırada kaynak yapan Ali egosunu ve süperegosunu kullanmayıp sadece idiyle hareket etti. Fatma ise idinin etkisinde kalmayı reddedip egosuyla onu kontrol etti kendi geleceğini düşünerek bunu destekledi ve arkadaşına vurmadı. İstese çok başarılı not alabileceği halde öğretmenine yalan söylemeyip yine de çabalayan Ece ise başarılı bir süperego geliştirmişti ve bununla hareket etti.
Yorumlar (0)