Rüyalar Sadece Birer Rüya Mı?
Hepimiz zaman zaman rüyalar görürüz, bazıları hiç görmediğini iddia etse de, rüyalar bilinçaltımıza dair çok şey anlatır. Rüyalarda imkansız diye bir şey yoktur her şeyi yapabilir, sınır tanımazsın. Bazen savaşır kazanırsın bazen ise güçsüz düşer yapayalnız kalırsın; bazen en büyük hayallerini gerçekleştirirsin bazen ise en acımasız sorunlarınla yüzleşirsin.
Çeşitli din ve kültürlerde rüya yorumlarına yer verilmektedir. Birçoğunun bakış açısı, yorumu kültlere ve toplum değerlerine göre farklılık gösterse de her toplumda yer edinmiş bir durumdur rüyalar.
Rüya yorumlarının tarihine baktığımızda en başta şu an yorumlandığı gibi yorumlanmadığını görüyoruz. İlk zamanlarda rüyayı psikolojik bir olaydan ziyade ruhun bedenden ayrılmasını sonucundaki hayatı veyahut hayaletlerin .çıkardığı sesler, görüntüler olarak yorumlanmıştır. Yakın Doğu kültürlerinde ise başlarda rüyalar Tanrı’nın gönderdiği ilahi bir mesaj olarak görülmüştür. Mısırlılar rüya
konusunda daha ileri seviyedeydiler. Onlar rüyaları gelecekten gelen mesajlar olarak görüyorlardı. Dini kitaplardan Talmut ve İncil’de de rüya konuları işlenmiştir. İslam dininde ise rüya yorumunun ehli kişiler tarafından yapılması istemiştir ve Kuran’da da rüyalara yer verilmiştir Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz." Yusuf Suresi 44
Gelgelelim Freud’un rüyalar hakkındaki görüşlerine; Freud’a göre rüyalar, bilinçaltına açılan bir kapıdır. Ama bilinçaltını tamamen incelemek mümkün müdür? Hayır elbette. Bilinçaltını araştırırken sözlü olarak açıklanabilecek, hatırlanabilecek kadar geçmişe inebilirsin. Rüyaların anlaşılması, bilinçdışına dair bilgi edinmede önemli bir rol oynar ve psikanaliz için çok sağlam bir temeldir. Bilinçdışının duygu ve düşünceler üzerindeki etkisi Freud’un araştırmaları ile kesinleşmiştir. Rüyâ görürken beyin hücreleri düşünme vazifesini yapmaktadırlar. Yalnız bu düşünme vazifesi, uyanık düşünmenin bütün vasıflarını taşımamaktadır,
aklın düzenleyici kontrolünden mahrum bulunmaktadır. Freud’a göre rüyaların oluşum sürecinde ruhun bir etkisi yoktur. Freud’a göre rüyalar sansürlüdür. Bu ne mi demek? Rüyalar asıl mesajlarını gizleyerek karşımıza çıkarlar bu da ego ile bağlantılıdır. Uyku sürecinde bilinçdışı etkiler öyle yoğunlaşır ki insanı uyandırabilir. İşte ego bu sansür sistemi ile uykunun devam etmesini sağlar. Rüya bilimi; bu zamana kadar bilinçaltı, duygular, düşünceler, beynin çalışma tarzıyla alakalı birçok bilgi edinmemizi sağlamıştır. Freud’a göre insan uyku sırasında birçok istek ve güdü etkisindedir. Eğer bunlarla ilgili tatmin olunmazsa uyanıp daha gerçek tatminler aranmak istenir. Rüyalar bu gibi isteklerin tatmini için vardır. Freud’a göre rüyalar uyanık olduğun sürece elde edemediğimiz şeylerin tatmini için vardır. Freud, “Serbest Çağrışım” adını verdiği metodla sorular sorarak rüyaları yorumlayabilmektedir. Bu metodda rüyalarda içinde bağımsız ve anlamsız görünen şeyler bir bütün olarak yorumlanabilmektedir. Freud’a göre rüyaların kaynakları ya ego ya da id’dir
Freud, rüyaların taşıdığı duygusal manayı bulmak için rüya görenlere serbest çağrışım yöntemini uygular. Ona göre rüyalar ancak geçmişin izlerini taşır fakat bu geçmiş bilinen, hatırlanan geçmiş değildir. Derinlerde kalmış, izi silinmiş belki de sadece etkilerini taşıdığımz geçmiştir. Bazen ise uyanık kalınan sürede dalgınlıkla kavranmış bir gerçek veya bir hayaldir. Freud’un rüya yorumlanmasından önce uyulması gereken kurallar listesi vardır bu koşullar sağlandıktan sonra ise rüya yorumu şu şekilde devam eder:
Gizli rüyayı açık rüya haline getirmeye “rüya faaliyeti” denir. Açık olan rüyadan gizli olan düşüncelere gitme süreci ise yorumlamaya kalmıştır. Rüya faaliyetlerinin yaptığı işlerden ilki “yoğunlaştırma” olarak geçer. Peki, nedir bu yoğunlaştırma? Aslen açık rüyanın gizli rüyayla eşit zenginlikte olduğunu anlatır. İkinci adım ise “kaydırma” olarak adlandırılır. Kaydırmada ruhsal ögeler arası enerji geçişi sağlanır. Üçüncü iş ise “görsel imgeleştirme” olarak geçer. İşte bu adımlar sonrasında rüya görüşündeki tıbbi ve psikanalitik görüşler ayrılmaktadır. Freud’un kullandığı bu yorum metodu, uygulama bakımından epey zordur. Bunun sebebi ise
Freud’un rüyalar birebir aynı bile olsa kişilere göre farklı anlamlar taşımasıdır. Freud rüyaları üç gruba ayırır bunlar: istek, ceza ve sıkıntıdır.
Rüyalar hakkında elbette sadece Freud değil birçok araştırmacı ve bilim insanı yorum yapmıştır. Bu denli derin ve incelenmesi gereken bir konu olan rüyalar çeşitli internet sitelerinde yazılmış ya da yıllardır söylenen halk efsanelerinden çok daha fazlasıdır.
Bu konuya ilgisi olanlar Freud’un “Düşlerin Yorumu” adlı kitabını alıp okumasını tavsiye ederim
Yorumlar (0)