Teknoloji Yeteneklerimizi Köreltiyor Mu?
Geçen günlerde bir arkadaşımla konuşurken bir şey fark ettim. Konuşma esnasında arkadaşıma araba sürerken navigasyonsuz hiçbir yere gitmediğimden, yolu biliyor olsam bile açıp bakmaya ihtiyaç duyduğumu söyledim. Sonra bu mevzu aklıma takıldı. Beni rahatsız eden bir şey değildi başlangıçta fakat acaba müthiş bir kolaylık sağlarken aynı zamanda götürdüğü şeyler mi vardı benden? Navigasyon ve yön duygum arasındaki ilişkiyi düşünürken diğer teknolojik aletlere de takıldım. Evet, çok büyük kolaylıklar sağlıyorlardı bize fakat bu kolaylıklar bazı yeteneklerimizi özelliklerimizi bizden çalıyor muydu? Bu sorgulama süreci böyle devam ederken bazı şeyler fark ettiğimi, bir noktaya vardığımı düşünüyorum ve bunu sizlerle bu yazımda paylaşıyorum.
Birkaç yıl önce pandemi zamanında dedemi kaybettim. Daha sonralarında ailemle içimden dedemin de olduğu anıları yad ederken bir şey fark ettim. Dedem ailede herkesin elinde akıllı telefon varken tuşlu telefon kullanıyordu. Fakat İstanbul’da navigasyona veya herhangi bir haritaya ihtiyaç duymadan ulaşımını sağlayabiliyordu ve bilmediği yer de neredeyse yok gibiydi. Bunun üzerine pek düşünmemiştim acaba nasıl ulaşımını sağlayabiliyor diye. Çünkü ben genç yaşıma rağmen her toplu taşıma kullanacağım zaman telefonumdan belirli uygulamaları açarak nasıl gideceğime bakıyorum. Nasıl gideceğimi biliyor olsam bile otobüsün hangi saatte geleceğine gecikme olup olmadığına bakmak için kullanıyorum. Fakat dedem bunların hiçbirine ihtiyaç duymadan istediği yere gidebiliyordu. Anneme bu konuyu sorduğumda bana dedi ki otobüslerin üzerinde nereye gittikleri yazıyor onları takip ederek gidiyordu dedi. Çok basit bir mantık aslında fakat alışık olduğumuz şeyler benim yaşadığım bu durumda olduğu gibi bazen gözlerimizi kör edebiliyor. Burası hikâye kısmıydı. Bu anıdan çıkarmamız gereken bir sorgulama var. 60’lı yaşlarındaki bir adam navigasyona veya akıllı telefona ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyorken genç yaşımda ben neden ihtiyaç duyuyorum ve neden teknoloji yardımı olmadan ulaşımımı sağlamak bana zor geliyor?
Üzerine düşündüğüm bir başka alet de hesap makinesi oldu. Tartışmasız bir şekilde dünyanın en faydalı icatlarından biri. Zaten tartıştığımız ve üzerine sorgulama yaptığımız kısım da faydası değil zararı. Çok zararsız gözüken bu alet acaba bizden bir şeyler götürüyor olabilir mi? Ortaokuldayken birkaç yaz deneyim olması ve biraz da para kazanmak amacıyla babamın arkadaşlarından birinin yanında çıraklık yaptım. Babamın arkadaşının adı Kenan’dı ve kendisi bir emlakçıydı. Alım, satım, kiralama yapıyordu ben de ona yardımcı oluyordum. Gittiği her yere beni de yanında götürüyordu ve bu sayede ben de ticaretin nasıl yapıldığını, banka işlerini, devlet dairelerindeki prosedürleri öğreniyordum. İşimiz gereği müşterilerimizin ne kadar kredi çekebileceği gibi hususları öğrenebilmek için Kenan Abi’yle sık sık bankaya gidiyorduk. Bankadaki temsilci de Kenan Abi’yi çok yakından tanıyordu çok iş yaptıkları için. Bir gün müşteriyle beraber banka temsilcisinin yanına gittik ve ne kadar kredi çekebileceğini öğrenmek istedik. Bankadaki temsilci hesaplayana kadar Kenan Abi aklından hesabı yapmıştı ve kuruşuna kadar doğru bilmişti ne kadar kredi çıkacağını. Bunun üzerine bankadaki temsilci de bana dönüp “Bu adam benim bilgisayardan yapamayacağım hesabı kafasından yapar.” Demişti. Benim de bu anıyla demek istediğim acaba biz de hesap makinesi kullanarak kolaya kaçmış olmasaydık Kenan Abi gibi hesap yapabilir miydik aklımızdan?
Şüphesiz teknolojinin hayatımıza kattığı türlü türlü kolaylık var. Aksini iddia edemeyeceğimiz bir sürü soruna çözüm olmuştur. Fakat acaba kolaylık ve konfor sağlarken bir yandan da yeteneklerimiz köreltiyor mu? Dedemdeki yön duygusu, Kenan Abi’deki hesaplama becerisi… Bütün bu özelliklere günümüzde pek rastlamama sebebimiz ne acaba?
Yorumlar (0)