Kariyer yönetmek çok zor bir iştir. Kimileri öyle bir yönetir ki izlerken bir dans ustasının hareketlerini izlermişçesine hayran kalırsınız. Fakat hayatın her alanında olduğu gibi kariyer yönetiminde de genellikle en son yaptığınız veya yapamadığınız şeyler asla unutulmaz.

Bu kısma tarihi bir figürle başlamak istiyorum. Belki bu örnek için kariyer yönetiminden bahsetmek olanaksız ama “itibar sona mıdır?” sorusunun mükemmel bir cevabı bence. Kendisi Yıldırım Bayezid. Osmanlı topraklarını yaşadığı dönemde neredeyse 3 katına kadar genişleten, az sayıda askeri olmasına rağmen Niğbolu gibi bir sürü savaş kazanan bu hükümdar, hayatının son dönemlerini Emir Timur’un esiri olarak geçirdi.

Aslında lakabı fethetmekteki hüneri, askeri zekâsı ve hızından ötürü Yıldırım olan bu lider, nedense kazandığı inanılmaz başarılar kadar mükemmel hatırlanmaz. Aslında bakıldığında Emir Timur’a karşı savaş kaybedip esir düşmeseydi, Osmanlı İmparatorluğu’nun temelini atan kişilerden biri olarak anılabilirdi. O dönemler için pek uygun bir kullanım olmayacak belki ama kariyer yönetimini biraz daha başarılı yapıp Emir Timur ile karşı karşıya kalmasaydı, kendisinin ismini Fatih, Kanuni ve Yavuzla beraber anacaktık.

Tarihte olduğu kadar günümüzde de itibarı zirvede bırakmanın gücünü görebiliriz. Bazı sanatçılar veya sporcular, tam zirvedeyken sahneden inmeyi tercih ediyor. Kimi artık yapmak istemediği için, kimi sağlığı el vermediği için, kimi de kariyerini kendi seçtiği şekilde noktalamak istediği için. Böylece hâlâ en iyi zamanlarındaki gibi hatırlanıyorlar.

Yıllar geçse de eserleri veya başarıları aynı değeri görüyor. Bugün sahneye çıksalar belki eskisi kadar performans sergileyemeyecekler, ama salonlar yine dolup taşacak. Çünkü çoğu insan, o isimleri hafızasında hep zirvede bıraktığı halleriyle dinlemeye veya izlemeye gidecek. Buna karşılık bazı isimler, hâlâ sahnede kalmaya çalışıyor ama geçmişe kıyasla eski performansları tutmuyor. Söyledikleri, yaptıkları artık eskisi kadar beğenilmiyor. Bu da onların imajına zarar veriyor ve insanların aklında, eski başarılarından çok bugünkü hâlleriyle kalıyorlar.

Bütün bu örneklerden özetle anlayabiliriz ki, sebebi önemsiz olmaksızın insanlar sizi en son yaptıklarınızla hatırlayacaktır. Herkes alkışlarla sahneye çıkar ama sahneden nasıl ve ne zaman indiğiniz gerçek alkışı belirler. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı karakterinin tarzıyla da özetlemek gerekirse: “Mesele kazanmak değil, ünlü olmak değil. Mesele nerede bırakacağını bilmektir.”